ön kapak

Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü:Masud Khan’ın Not Defterleri 1967-1972

Hemen Al

Ruhu Şeytandan, Yazıları ise Tanrılardan Gelmiştir” 

Editörler: Steven Kuchuck, Linda B. Hopkins

Psikanalizin Karanlık Yüzüyle Yüzleşme Zamanı

Psikanaliz, insan zihninin en derin, en kırılgan katmanlarına inmeyi vadeder. Peki ya psikanalistin kendisi? Onun bastırdıkları, kör noktaları, arzuları ve iktidar alanı ne olur? Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü: Masud Khan’ın Not Defterleri 1967-1972, bu soruyu doğrudan, filtresiz ve rahatsız edici bir dürüstlükle soruyor.

Bu kitap, İngiliz psikanaliz geleneğinin en parlak ve en tartışmalı isimlerinden Masud Khan’ın 1967–1972 yılları arasında tuttuğu çalışma defterlerinden oluşuyor ancak okur bu metinlerde yalnızca klinik notlar ya da mesleki gözlemler bulmuyor.

Burada karşılaştığımız şey:

  • gücün baş döndürücülüğü,
  • etik sınırların bulanıklaşması,
  • analist koltuğunun sağladığı otorite,
  • bastırılmış arzular ve giderek derinleşen bir çöküş.

Bu günlükler, bir psikanalistin başkalarını analiz ederken kendisini nasıl gözden kaçırabildiğinin çarpıcı bir belgesi.

 

Winnicott’un Çevresinden Düşüşe: Masud Khan

Masud Khan, bir dönem D. W. Winnicott’un en yakın çevresinde yer almış, psikanalitik düşünceye önemli katkılar sunmuş bir isimdi ancak aynı zamanda etik ihlaller, kişisel istikrarsızlıklar ve mesleki düşüşle anıldı. Bu kitap, Khan’ı aklamaya ya da mahkum etmeye çalışmıyor. Onun yerine, çok daha zor bir şey yapıyor: Onu olduğu gibi gösteriyor. Ve bu dürüstlük okuru yalnızca Khan’la değil, psikanalizin kendisiyle de yüzleşmeye zorluyor.

 

Bir Mesleğin Kör Noktaları

Bu günlükler, psikanalizi idealize eden anlatılara ciddi bir itiraz niteliği taşıyor. Çünkü burada psikanaliz:

  • güvenli bir teori değil,
  • steril bir klinik pratik değil,
  • ahlaki olarak dokunulmaz bir alan hiç değil.

Aksine bu metinler psikanalizi iktidar ilişkileri, kişisel zaaflar ve etik körlüklerle örülü insani bir alan olarak açığa çıkarıyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir bireyin düşüşü değil; bir mesleğin sorgulanması anlamına geliyor.

Yer yer huzursuz edici, yer yer öfkelendirici, zaman zaman da utandırıcı olan Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü, bir savunma ya da itiraf metni değil: Psikanalizin aynaya bakmaya cesaret ettiği nadir anlardan biri. Ve o aynada görünen şey, kolay unutulacak türden değil.

 

“Jacques Lacan, psikanalistin ‘edebiyat insanı’ olması gerektiğini dile getirmişti. Masud Khan, kendi döneminin en edebi analistlerinden biriydi. Psikanaliz tarihine ilgi duyan okurlar için burada gerçek bir hazine var. Editörlerin son derece etkileyici girişinin ardından Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü, Khan’ı en sivri, en saldırgan haliyle; yer yer öngörü ve zekâ parıltılarıyla birlikte ortaya koyuyor. Aynı zamanda, imkansız mesleğimiz hakkında unutmayı tercih edebileceğimiz şeyleri de bize hatırlatıyor.”

—Deborah Anna Luepnitz, Schopenhauer’ın Kirpileri’nin yazarı

Orijinal Adı: Diary of a Fallen Psychoanalyst, The Work Books of Masud Khan 1967–1972

İngilizceden çeviren: Sibel Eraltan

Yayına Hazırlayan: Erkam Evlice

Sayfa Sayısı: 548

Kitap Boyutları13,5 x 21 cm

@okuyanus

Travma: Görünmez Salgın’da Dr. Conti, hayat boyu sürüp giden ve başa çıkması imkansız sanılan bir hastalığın hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir olduğunu ortaya çıkarıyor. ty.gl/vah2gg9637 pic.twitter.com/PCov2UBPDn